- Ortaçağ'da Veba - Kara Ölüm, Sean Martin ( 1 / 18 )
- Meraklısı İçin Entrikalar Kitabı, Murat Yetkin ( 1 / 18 )
- Göze Göz Dişe Diş Diyen Kız, David Lagercrantz ( 1 / 18 )
- Başlangıç, Dan Brown ( 1 / 18 )
- Sevgili Arsız Ölüm, Latife Tekin ( 2 / 18 )
- Yukarı Mahalle, John Steinbeck ( 2 / 18 )
- Gargantua, Rabelais ( 4/ 18 )
- Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu, Stefan Zweig ( 4 / 18 )
- Bir Kadının Hayatından 24 Saat, Stefan Zweig ( 4 / 18 )
- Hayatın Yapıtaşları, Watson ve Crick, Edward Edelson ( 4 / 18 )
- Kitabın Tarihi, Yeni Yüzyıl Cep Üniversitesi ( 4 / 18 )
- Takvim Zamanın Efendisi midir ?, YKY Cep Kitapları ( 4 / 18 )
- Roma A.Ş., Stanley Bing ( 4 / 18 )
- I, Alex Cross, James Patterson ( 4 / 18 )
- Kırlangıç Çığlığı, Ahmet Ümit ( 5 / 18 )
- Kuşlar Yasına Gider, Hasan Ali Toptaş ( 5 / 18 )
- Siyah Rus, Vladimir Alexandrov ( 5-6 / 18 )
- ( 1 / 18 )
- ( 1 / 18 )
- ( 1 / 18 )
- ( 1 / 18 )
- ( 1 / 18 )
- ( 1 / 18 )
- ( 1 / 18 )
kitap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kitap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
4 Haziran 2018 Pazartesi
2018 'de Neler Okuyorum ?
Kuşlar Yasına Gider, Hasan Ali Toptaş
Kuşlar Yasına Gider
Hasan Ali Toptaş
Everest Yayınları
49. Baskı (Şubat 2018)
248 sayfa
Thyke6 Okuma Grubu'nun Mayıs 2018 kitabı
Bir baba oğul hikayesi. Hayatını kamyon şoförü olarak yollarda ya da minibüs ve benzeri araçlar peşinde geçirmiş bir baba, öyle ki bir bacağını da yine bir trafik kazası sonucunda kaybetmiş. İşe yara bir protez bacak yaptırmak için Denizli 'den Ankara'ya yapılan bir yolculuk ile başlayan kitap babanın ölümü ile son buluyor. Olanları bir yazar olan oğlundan dinliyoruz...
Yollar, yolculuklar, fedakar bir eş ve anne, Ankara - Denizli arasında mekik dokuyan bir oğul, abisinden çok da farklı olmayan bir erkek kardeş, çocukken ölmüş bir erkek kardeş daha, öyle ki babanın çok sonra haberi olmuş, baba oğlunun cenazesine dahi gelememiş, akrabalar, atı ölünce telefonunun çalma sesini at kişnemesi yapan bir dayı, komşular, yazarın var ile yok arası eşi, kızı, baba izin vermediği için kesilemeyen ağaçları yazar ile söyleşiler yapıp kitapta farklı şeyler yazan bir başka gazeteci yazar... ve yol boyunca koşan at, beyaz gömlekli çocuk ve o köy, kalpleri çaylarından daha sıcak insanların yaşadığı Gömü köyü...
İnsan ister istemez babası (hatta annesi ) ile olan ilişkisini düşünüyor okurken. Ben bu kadar fedakar olabilir miydim, bu kadar sessiz olabilir miydim, hesaplaşmadan durabilir miydim ?
Böyle uzun uzun ölmeye yaklaşmak mı yoksa aniden, bir veda edemeden, son bir öpemeden ölüvermek mi ?
Bütün yokluğuna rağmen babaya kızmak mümkün olamıyor, onun dik duruşuna, (hayatı herkes için daha da zorlaştırsa dahi, belki aşırı gururundan) yardım istemeyişine, hatta ters ve dediği dedik bir adam oluşuna rağmen, aslında adil ve merhametli oluşu. Sessizliği ve zaman zaman döküverdiği göz yaşları. Bütün yokluğuna rağmen, o eşin ve 2 oğlunun ona hiç sitem etmeden sınırsızca bakması...
Beni bir miktar geren o koşan at : Ecel Atı... Kim ölecek, yoksa yazar yolda trafik kazası geçirecek de babasından önce ölüverecek mi diye biraz gerildim okurken.
Hasan Ali Toptaş incelikli bir yazar. Öyle güzel sözler söyleyeyim de herkes bunu beğensin, orada burada paylaşsın diye değil, kendiliğinden incelikli, gösterişsiz ama tam yüreğinize saplanan sözler söyleyebilen, bunu da doğasından gelen şekilde yapan bir yazar. Ne yazsa okunur...
Kitapta dikkat çeken türküler var, tek tek hepsini dinlemek istiyor insan okurken... Bunu hazırlayıp Youtube 'a koymuş birisi : ( Teşekkürler Yasin Tekin )
Bu da bir gerçeklik, Yazarın bu türküleri zaten normal hayatında dinlediğini düşündüm ben. Hiç kitaba konu olsun diye koyduğunu düşünmedim. Bir de bu kitap otobiyografik kısımlar içeriyor denmiş. Bence her yazarın eserlerinde az ya da çok kendi yaşamından yaşanmışlıklar ya da esintiler vardır. Hangisi kendi hayatından hangisi değil diye bir ayrım araştırmasına girmeyi anlamsız buluyorum... Hasan Ali Toptaş da bunu kabul etmemiş galiba, hatta o söyleşi yapan gazeteciyi de bunu söylemek ve eleştirmek için var bence kitapta... Hatta yazarın gerçekleri çarptırdığını dahi söyleyenler olmuş galiba. Buna da katılmıyorum. Ben otobiyografi yazdım diye çıkmadıysa yazar, bir roman yazdı ise, istediği gibi kurgulamakta, gerçek hayattan bazı olayları romanına katmakta ve hatta olayları değiştirmekte, olduğundan farklı göstermekte de özgürdür, kim karışabilir? %100 olduğu gibi ve gerçek anlatacağım diye bir iddiası yoksa yazarın, yazdıklarını doğru - yanlış - gerçek - değil şekilde yargılamak kimsenin hakkı olmamalı...
Aklımda kalacak cümleler :
"Zaten o yıllarda burnumuzun ucunda gezinen bir mazot kokusuydu babam, kulağımızda çınlayan uzak bir motor sesiydi ve az evvel dediğim gibi, gitti mi gelmek bilmezdi bir türlü." s32
“O insanların yüzleri var ya yüzleri, dağıttıkları çaydan daha sıcaktı’’ s82
"Sandalyeyi tuttuğum için o sırada ben onun arkasında dikiliyor ve bu nedenle yüzünü göremiyordum ama yeşil yeşil dökülen gözyaşlarını görüyordum. Her damla benim içime düşüyordu çünkü. Üstelik her damlada, hiç kımıldamadığım halde, tepeme balyoz indirilmiş gibi darmadağın oluyordum.”
"Babam ağzını sımsıkı kapatıp tekerlekli sandalyenin üstünden dikkatle baktı ona. Yanağı çukurlaştı yine ve neye benzediği kestirilemeyen küçük bir gölge bu çukurun içinde hafifçe titredi" s144
“Bakarken yanağı çukurlaştı yine, neye benzediği kestirilemeyen küçük bir gölge kanat çırparcasına, birkaç kere titredi çukurun içinde” s180
"Babalar alnımıza yazılmış yalnızlıklardır" s194
"Ona, kendini anlatmak için hayat bazen beklediğimizden hızlı davranıyor diyecektim ama vazgeçtim, o sırada bu cümle, fazlasıyla anlam yüklediğimiz boş sözlerden biriymiş gibi geldi bana."
"Bazı canlıları yara öldürmüyor, muhatapsız kalmak öldürüyor."
"İçimden kalkıp babama sarılmak geçti aslında ama yapamadım bunu, baktım sadece. O da bana baktı gözlerini hiç kırpmadan. O an, birbirimizle bakışlarımızla sarıldık sanki."
"Demek seni gözünün içine baka baka aldattı ha, dedi bana dönerek yeniden; bir şey söyleyeyim mi, sana da zaten aldatılmak yakışırdı oğlum."
"Çünkü diye devam etti babam; hırs atına binenler, çoğu kez ne vakit düştüklerini anlayamazlar. O şahıs Allah vere de çoluk çocuğunun üstüne düşmese."
"Ee, dedi Zübeyir, babama doğru dönerek; büyük ihtiyaçların küçüldüğü, küçük ihtiyaçların büyüdüğü döneme yaşlılık diyorlar Aziz Amca, ne yaparsın, başa gelen çekiliyor."
"Bir vakit, ikimizde sustuk. Neden sustuğumuzu bilmiyorum ama o an telefondaki sessizlik ikimizden doğmuyormuş gibi geldi bana. Sessizlik kılığına bürünmüş başka bir şey vardı sanki, aramızda, öylece duruyordu."
"Birisi önümde durup, hüküm Allah'ın, başın sağ olsun, dediğinde babam yeniden ölüyordu çünkü. Sonra bir başkası geliyor yeniden, bir başkası geliyor yeniden, yeniden, yeniden ölüyordu."
Kitabın adı neden "Kuşlar Yasına Gider" ve bu ne demek diye düşünürseniz :
İçinde kuşlar yasına gider geçen bir türkü varmış : "Bu Dağlar Kömürdendir". Hasan Ali Toptaş, romanın girişinde bir türküden iki dizeyi yazmış “Bu yol Pasin’e gider / Döner tersine gider” ve eklemiş Ardahan türküsü, diye... Zaten ilk sayfada inceden bir referans var :
Bu yol Pasin'e gider
Döner tersine gider
Ardahan Türküsü
Daha önce de bir Hasan Ali Toptaş yazısı yazmışım, Gölgesizler kitabı için. Buradan okuyabilirsiniz: Gölgesizler, Hasan Ali Toptaş
19 Haziran 2017 Pazartesi
HAYMATLOZ - Türkiye'ye Sürgün.
"HAYMATLOZ Almanya ile Türkiye arasında bugüne kadar pek bilinmeyen çok farklı bir göç hikayesini anlatıyor: 1933 yılından itibaren Yahudi ve antifaşist üniversite profesörleri Naziler tarafından kürsülerinden uzaklaştırıldılar. Içlerinden binden fazlasi tanımadıkları bir ülke olan Türkiy’ye sürgüne gidip orada Atatürk döneminin üniversite sisteminin kurulmasina katkıda bulundular. Sürgünler arasinda politikaci Ernst Reuter, mimar Bruno Taut ve besteci Paul Hindemith gibi ünlü isimler de bulunuyordu.
Türkiye kökenli yönetmen Eren Önsöz, gençliklerini Türkiye’de geçiren bu profesörlerden beşinin günümüzde yaşayan genç kuşak aile üyesi ve akrabalarıyla görüştü. Tarihsel olaylardan yola çıkan yönetmen, Isviçre’den başlayıp Almanya üzerinden Türkiye’ye uzanan bir geziye de çıkıp geçmiş ve bugün arasında bir köprü kuruyor. "
İzlemek isteyenler için, yarın tekrarı Kadıköy'de, DOKUMENTARIST 'te :
http://www.documentarist.org/sites/default/files/program_small.pdf
Bir parça göz atmak isteyenler buraya.
https://www.youtube.com/watch?v=5maPyrMxznY
Konuyla ilgili çok sayıda yazı var internette, en ilgi çekici olanlardan birisi de budur. http://listelist.com/curt-kosswig/
Türkiye kökenli yönetmen Eren Önsöz, gençliklerini Türkiye’de geçiren bu profesörlerden beşinin günümüzde yaşayan genç kuşak aile üyesi ve akrabalarıyla görüştü. Tarihsel olaylardan yola çıkan yönetmen, Isviçre’den başlayıp Almanya üzerinden Türkiye’ye uzanan bir geziye de çıkıp geçmiş ve bugün arasında bir köprü kuruyor. "
İzlemek isteyenler için, yarın tekrarı Kadıköy'de, DOKUMENTARIST 'te :
http://www.documentarist.org/sites/default/files/program_small.pdf
Bir parça göz atmak isteyenler buraya.
https://www.youtube.com/watch?v=5maPyrMxznY
Konuyla ilgili çok sayıda yazı var internette, en ilgi çekici olanlardan birisi de budur. http://listelist.com/curt-kosswig/
Antik Dünyanın 8 Etkileyici Kütüphanesi
Antik Dünyanın 8 Etkileyici Kütüphanesi:
1- Asurbanipal Kütüphanesi @ Ninive, Irak.
2- İskenderiye Kütüphanesi @ İskenderiye, Mısır.
3- Bergama Kütüphanesi @ Bergama, Türkiye.
4- Papyri Villası @ Napoli, İtalya.
5- Trajan Kütüphanesi @ Roma, İtalya.
6- Celsus Kütüphanesi @ Efes, Türkiye.
7- Konstantinopolis Kütüphanesi @ İstanbul, Türkiye.
8- Beyt'ül Hikmet Kütüphanesi @ Bağdat, Irak.
Ne varsa Mezopotamya ve Akdeniz'de var... 3 tane eski - büyük kütüphane de ülkemizde imiş...
Yazının aslını buradan okuyabilirsiniz:
http://www.history.com/news/history-lists/8-impressive-ancient-libraries
3 Nisan 2017 Pazartesi
2017'de Neler Okuyorum?
Tabi ki Açık Öğretim Tarih Bölümü (1.sınıf ) kitapları. Bunun yanında fırsat bulabildikçe başka kitaplar da okumaya çalışıyorum...

1 - Bizans'ta Kayıp Zaman, Mehmet Coral ( on numara beş yıldız )
2 - Yesrib'de Bahar, Ahmed 'Abd Waliyy Vincenzo
3- Casus, Paulo Coelho
4- Yaz Üçgeni, Güven Turan (thyke6 'nın seçimi)
5- Devlet-i Aliyye, Klasik Dönem (1302-1606). Halil İnalcık


6- Haymatlos Dünya Bizim Vatanımız, Kemal Yalçın ( bu yazın bir numarası )
7- Osmanlıca çalışmam gerektiğinden, bunlar hep elimin altında...

8- Trendeki Kız, yaz için kitap..
9- Carlo Levi, İsa Bu Köye Uğramadı ( Thyke6 Temmuz Seçimi, Deniz )
11- Selçuklu'nun Şifreleri, Talha Uğurluel. ( Dersleri de unutmayalım değil mi ? )

1 - Bizans'ta Kayıp Zaman, Mehmet Coral ( on numara beş yıldız )
2 - Yesrib'de Bahar, Ahmed 'Abd Waliyy Vincenzo
3- Casus, Paulo Coelho
5- Devlet-i Aliyye, Klasik Dönem (1302-1606). Halil İnalcık


6- Haymatlos Dünya Bizim Vatanımız, Kemal Yalçın ( bu yazın bir numarası )
7- Osmanlıca çalışmam gerektiğinden, bunlar hep elimin altında...

8- Trendeki Kız, yaz için kitap..
9- Carlo Levi, İsa Bu Köye Uğramadı ( Thyke6 Temmuz Seçimi, Deniz )
10- Günter Grass, Teneke Trampet ( Thyke6 Ağustos seçimi, kitap sahibi benim )
11- Selçuklu'nun Şifreleri, Talha Uğurluel. ( Dersleri de unutmayalım değil mi ? )
12- Harold Lamb, Hayyam... ( Bu kitabın çevirmenini kara listeye alıyorum. Ayrı bir yazı yazarım bir gün... PES... )
18 Kasım 2013 Pazartesi
THYKE Okuma Grupları
Bazı arkadaşlarım bana okuma grubumun ne olduğunu sorarlar, buyrunuz efendim:
http://thyke.com/
Ben iki farklı alt grup ile, her ay iki kitap okumaya çalışıyorum.
Kitaplar iyidir...
http://thyke.com/
Ben iki farklı alt grup ile, her ay iki kitap okumaya çalışıyorum.
Kitaplar iyidir...
Gölgesizler, Hasan Ali Toptaş
Thyke11 ile Ekim ayında seçtiğimiz kitap Hasan Ali Toptaş'ın Gölgesizler isimli romanı.
Kitap sahibi de bendim.
Gölgesizler 1994'te, yayınlanmadan önce, Yunus Nadi Roman
Ödülü'nü almış. İlk baskısı 1995 yılında Can Yayınevi tarafından yapılmış. 2008 yılında İletişim Yayıncılık tarafından basılmaya başlamış. Ben İletişim Yayıncılık 'ın 9. baskısını (2013) okudum.
Yazar halen hayatta, memur emeklisi, Ankara'da sessiz sakin bir hayat yaşayıp kitap yazmayı sürdürüyor. Pazarlamadan, basından uzak bir hayat sürüyor, gördüğüm kadarıyla sadece edebiyat ile ilgili gazete ya da dergilerle söyleşiler yapıyor, ki çok beğendim bu tutumu.
Kitap kolay bir kitap değil, aynı anda iki farklı yerde geçen, kendi içinde 16 yıl öncesine gidip, 3 yıl öncesi ile devam eden, sonra bugüne gelen, dönüşen dolaşan bir kurgusu var. Ancak bir lezzeti de var metnin. Yani öyle yatağa girip de okumaya kalkarsanız, garanti ederim kitap suratınıza düşer, uyursunuz. Bana aynen öyle oldu bir kaç kez. Sürekli geri dönmeniz, bu neydi ne zaman gitti ne ara geri geldi izleyebilmek için b,ir kaç sayfa gerilerden okumanız gerekecek. Bunu söylerken, kitabın kendine has bir tadı olduğunu, zevk alarak okuduğumu da söylemek isterim.
Postmodern edebiyata bayılmayan, kendini zorlayarak okuyan biris olarak ben bile okuduysam, eminim azmedenler de okuyacaktır.
Yazarın yazımdaki titizliğinin örnekleri çok. Bir bölüm bir kapıdan çıkarken, öbür bölüm kapıdan girişle başlıyor gibi.
Bunun için bir akademisyenin yaptığı bir çözümlemeyi de incelemeniz eminim kitabı anlamaya yardımcı olacaktır. Ben kitabın ortalarına geldiğimde bu çözümlemeyi buldum ve bana yardımcı oldu. Bazen geri dönüp okumalarda yaptım...
Yazarın Biyografisi
Hasan Ali Toptaş, 1958 yılında Denizli'nin Çal
ilçesinde doğdu. 1975'de liseyi bitirdikten sonra Uşak Meslek Yüksek Okulu'na
girdi. 1980 öncesinin kargaşasında okula ancak bir yıl devam etti ve öğrenimini
yarıda bıraktı. Bir süre işsiz güçsüz dolaştı. 1981'de, başka çıkar yol
bulamadığı için memuriyet sınavına girdi ve Çivril Vergi Dairesi'nde veznedar
olarak çalışmaya başladı. Burada, yaklaşık beş yıl boyunca, homurdana homurdana
makbuz kesip para saydı. 1985'te Maliye Bakanlığı'nın iki yıllık kurs sınavını
kazanıp (aslında bahane edip) mesleki öğrenim görmek üzere Ankara'ya geldi.
1987'de, o güne dek çeşitli dergilerde çıkan öykülerini Bir Gülüşün Kimliği adlı kitapta topladı. 1988'de, İzzet
Kılıçlı, Cemil Kavukçu ve Tamer K. Bilgin ile birlikte Yazıt dergisinde yer aldı. Aynı yıl, Maliye Bakanlığı'nın
kursunu bitirip Sincan Vergi Dairesi'nde icra memuru olarak yeniden göreve
başladı.
1990'da ilk kitabında olduğu gibi yine maliyetini kendisi karşılayarak Yoklar Fısıltısı</I< Ölü Zaman Gezginleri adlı öykü dosyasıyla Çankaya Belediyesi ile Damar edebiyat dergisinin düzenlediği yarışmada birincilik ödülü aldı ve bu dosya Çankaya Belediyesince kitaplaştırıldı ama, önceki kitaplar gibi Ölü Zaman Gezginleri de okurla buluşamadı, kitapçılara ulaşamadı. Aynı yıl yazar, Sonsuzluğa Nokta adlı yayımlanmamış romanıyla Kültür Bakanlığının düzenlediği yarışmada mansiyon aldı. Romanını yayımlatacak yayınevi bulamayınca, artık hiçbir şey yazmayacağım diye tutup yalnızlık teması üzerine şiirsel metinler yazdı ve bu metinler Kavram Yayınlarınca kitaplaştırıldı.
Yazar, 1994 yılında Gölgesizler adlı yayımlanmamış romanıyla Yunus Nadi Roman Ödülü'nü aldı. Gölgesizler'in yayımlanmasından sonra 1996'da Kayıp Hayaller Kitabı adlı romanı yayımlandı. Ardından, yazar, Bin Hüzünlü Haz adlı romanını yazdı ve gene yayımlatacak yayınevi bulamadı. Her kapıdan geri çevrilen bu romanı, sonunda Adam Yayınları kitaplaştırma cesaretini gösterdi ve roman 1999 Cevdet Kudret Edebiyat Ödülünü aldı. Ertesi yıl, aynı roman, Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi öğrencileri tarafından en iyi roman ödülüyle ödüllendirildi.
Hasan Ali Toptaş, Sincan Malmüdürlüğü' ndeki memurluğundan emekli oldu ve roman yazıyor.
1990'da ilk kitabında olduğu gibi yine maliyetini kendisi karşılayarak Yoklar Fısıltısı</I< Ölü Zaman Gezginleri adlı öykü dosyasıyla Çankaya Belediyesi ile Damar edebiyat dergisinin düzenlediği yarışmada birincilik ödülü aldı ve bu dosya Çankaya Belediyesince kitaplaştırıldı ama, önceki kitaplar gibi Ölü Zaman Gezginleri de okurla buluşamadı, kitapçılara ulaşamadı. Aynı yıl yazar, Sonsuzluğa Nokta adlı yayımlanmamış romanıyla Kültür Bakanlığının düzenlediği yarışmada mansiyon aldı. Romanını yayımlatacak yayınevi bulamayınca, artık hiçbir şey yazmayacağım diye tutup yalnızlık teması üzerine şiirsel metinler yazdı ve bu metinler Kavram Yayınlarınca kitaplaştırıldı.
Yazar, 1994 yılında Gölgesizler adlı yayımlanmamış romanıyla Yunus Nadi Roman Ödülü'nü aldı. Gölgesizler'in yayımlanmasından sonra 1996'da Kayıp Hayaller Kitabı adlı romanı yayımlandı. Ardından, yazar, Bin Hüzünlü Haz adlı romanını yazdı ve gene yayımlatacak yayınevi bulamadı. Her kapıdan geri çevrilen bu romanı, sonunda Adam Yayınları kitaplaştırma cesaretini gösterdi ve roman 1999 Cevdet Kudret Edebiyat Ödülünü aldı. Ertesi yıl, aynı roman, Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi öğrencileri tarafından en iyi roman ödülüyle ödüllendirildi.
Hasan Ali Toptaş, Sincan Malmüdürlüğü' ndeki memurluğundan emekli oldu ve roman yazıyor.
Bu yazının oluşturulduğu
tarih itibarıyla, son romanı 2013 yılında İletişim Yayınları tarafından basılan
HEBA isimli romanıdır.
Kitaptan alıntılar
Devlet her zaman 15 yaşında olurdu, canını sıkıp bir kere küstürdün
mü, artık dönüp de yüzüne bakmazdı.(s.24)
Yoksa bu köyde herkesin bir yoku mu var diye geçirdi içinden. Belki de
doğru düşünüyordu, herkesin bir yoku vardı köyde, herkes kadar bir yoklar
sürüsü vardı da evlerde girip çöıkıyorlardı insanlar gibi, kahveye oturup çay
içiyor, tarlada çalışıyor, çınarın gölgesinde toplanıyor ve ölümlerde ağlayıp
düğünlerde oynuyorlardı. Muhtarın haberi yoktu bunlardan, hiçbiriyle
karşılaşmamıştı. Ola ki köylüler büyük bir titizlikle gizliyordu yoklar
sürüsünü, herkes kendi yokunu gizlice besliyordu. Bu konuda herkesin kendine özgü bir yöntemi
vardı belki; sözgelimi, kimi geceler boyu düş yedirirken kimi ninni içiriyordu
yokuna, kimi türkülerle masallarla besliyordu, kimi sessizliğiyle büyütüp
sesiyle uyutuyordu, kimi de kendini yedirtiyordu yiyecek diye, giyecek diye
kendini giydiryordu. Cennet’in oğlu da mektuplarla besliyordu işte; hiçkimse
dediği yokunu sözcük sözcük büyütüyordu gizlice, çiçek desenleriyle
kokulandırıp kuş resimleriyle dillendiriyordu. (s.90 – 91)
Muhtar Cennet’in oğlunu düşünüyordu. Artık ona gore o da bir yok’tu;hem
de yokolma yöntemiyle şimdiye kadarkilerden oldukça farklıydı. O ne Asker Hamdi
ve ailesi gibi ansızın kaybolmuş, ne cerci gibi gelip geçmiş, ne Aynalı Fatma
gibi dağlara yürüyüp gitmiş, ne de Güvercin gibi uçmuştu… Hatta Cıngıl Nuri
gibi ruhum sıkılıyor diyerek yılların arkasına da kaçmamıştı. Gözgöre gore yok
olmuştu o; kendi görünürlüğünün derinliklerine çekilmişti. (s.100)
Notos Öykü‘nün 42. sayısında (Ekim-Kasım
2013) yer alan Hasan Ali Toptaş söyleşisinden :
"Heba‘daki
Sınır bölümünü çalışırken şöyle bir cümle yazdım: “Sadece Suriye topraklarından
değil, belki yedi sekiz Kalaşnikofla Türkiye tarafından da ateş ediliyordu
mevzideki nöbetçilerin üzerine.” Bu cümleyi yazdım ama bir türlü üzerime
sinmedi. Neden sinmediğini de anlayamadım. Cümlenin lafzına ve ruhuna defalarca
baktım, sesli okudum, sessiz okudum, sonra acaba yakınındaki bir cümlenin
tatsızlığı onun üzerine mi düşüyor diye önündeki ve arkasındaki cümleleri de
kontrol ettim ama olmadı. Bir türlü bulamadım bu cümledeki yanlışı. Birkaç
sayfa ilerlemiştim ama aklım hâlâ o cümledeydi. Üç dört gün sonra, birden
yanlışı buldum. Yanlış olan şuydu; cümle bize, mevzideki nöbetçilerin üzerine
her iki taraftan da ateş edildiğini, başka bir ifadeyle, nöbetçilerin iki ateş
arasında kaldığını söylüyordu ama cümlede yer alan nöbetçiler iki ateş arasında
değildi, cümlenin sonunda duruyorlardı. Hemen düzelttim tabii ve cümle romanın
240. sayfasında şu şekilde yer aldı: “Sadece Suriye topraklarından değil,
mevzideki nöbetçilerin üzerine belki yedi sekiz Kalaşnikofla Türkiye tarafından
da ateş ediliyordu.”
Radikal’den bir Söyleşi : http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=224685
Ve yine Radikal’den Hasan Ali Toptaş Testi
: http://www.radikal.com.tr/kitap/hasan_ali_toptas_testi-1056446
27 Ağustos 2013 Salı
3 Ocak 2013 Perşembe
ne okudum 2013
2013
1
01 Bizim Köy, Mahmut Makal (T6, Kerem)
02 Grinin Elli Tonu, E L James
03 Sarı Sıcak Küba, Cüneyt Göksu
04 Karanlığın Elli Tonu, E L James
2
05 Spinoza Problemi, Irvin d. Yalom ( T11, Bilge)
06 Yabanci, Albert Camus (T6, )
3
07 Tibetin Genclik Pinari, peter C (T11, Ender M.)
4
08 Zeno'nun Bilinci, İltalo Svevo, (T6,)
09 Kuslar da Gitti, Yasar Kemal, (T11, Ender Nail)
5
10 G., John Berger, (T6, Duygu K.)
6
11 Bos Koltuk, j.k. Rowling (t6, zeynep)
12 Salamina Askerleri (T11, deniz)
7
13 Gece Kelebegi (T6, DYGS)
8
14 Cehennem, Dan Brown
15 Sahilde Kafka, Haruki Murakami
16 Mehdix, Turgay Guler
17 Sodom ve Gomore, Yakup Kadri Karaosmanoglu, (T6, Emel)
18 Fil, Elio Vittorini, T11
19 Yasemin Kokusu, Gilbert Sinoue
9
20 Kadınlar, Charles Bukowski, (T6, Mehmet)
21 Çocukluğun Soğuk Geceleri, Tezer Özlü ( T11, Gamze )
10
22Utanç Duyuyorum, Fethiye Çetin
23 Gölgesizler, Hasan Ali Toptaş (T11, Dygs)
11
24 Babam Abdülhamid, Şadiye Osmanoğlu
12
25 Kreutzer sonat, tolstoy (t6, Emre)
26 Beyoğlu'nun en güzel abisi, Ahmet ümit
27 daha, hakan Günday, (t6, Neslihan)
Bu sene az kitap okuyabildim :( ne fena.
1
01 Bizim Köy, Mahmut Makal (T6, Kerem)
02 Grinin Elli Tonu, E L James
03 Sarı Sıcak Küba, Cüneyt Göksu
04 Karanlığın Elli Tonu, E L James
2
05 Spinoza Problemi, Irvin d. Yalom ( T11, Bilge)
06 Yabanci, Albert Camus (T6, )
3
07 Tibetin Genclik Pinari, peter C (T11, Ender M.)
4
08 Zeno'nun Bilinci, İltalo Svevo, (T6,)
09 Kuslar da Gitti, Yasar Kemal, (T11, Ender Nail)
5
10 G., John Berger, (T6, Duygu K.)
6
11 Bos Koltuk, j.k. Rowling (t6, zeynep)
12 Salamina Askerleri (T11, deniz)
7
13 Gece Kelebegi (T6, DYGS)
8
14 Cehennem, Dan Brown
15 Sahilde Kafka, Haruki Murakami
16 Mehdix, Turgay Guler
17 Sodom ve Gomore, Yakup Kadri Karaosmanoglu, (T6, Emel)
18 Fil, Elio Vittorini, T11
19 Yasemin Kokusu, Gilbert Sinoue
9
20 Kadınlar, Charles Bukowski, (T6, Mehmet)
21 Çocukluğun Soğuk Geceleri, Tezer Özlü ( T11, Gamze )
10
22Utanç Duyuyorum, Fethiye Çetin
23 Gölgesizler, Hasan Ali Toptaş (T11, Dygs)
11
24 Babam Abdülhamid, Şadiye Osmanoğlu
12
25 Kreutzer sonat, tolstoy (t6, Emre)
26 Beyoğlu'nun en güzel abisi, Ahmet ümit
27 daha, hakan Günday, (t6, Neslihan)
Bu sene az kitap okuyabildim :( ne fena.
21 Ağustos 2012 Salı
ne okudum 2011 2012
2011
01
1Kayboluş, George Perec (Thyke-DuyguK)
02
2Hrant, Tuba Çandar
03
3Drina Köprüsü, Ivo Andriç (Thyke-DuyguS)
4Arı Kovanına Çomak Sokan Kız, Stieg Larsson
04
5Türkiye'den Kovulmak, HacıBey'in İzmir Günleri, Harry Yeseyan
6Puslu Kıtalar Atlası, İhsan Oktay Anar
7Fahrenheit 451, Ray Bradbury
8Ye Dua Et Sev, Elisabeth Gilbert
05
9Labirentindeki General, Gabriel Garcia Marquez (Thyke-Mehmet)
10Dağın Ardına Bakmak, Bejan Matur
11Bir Deliler Evinin Yalan Yanlış Anlatılan Kısa Tarihi, Ayfer Tunç
12Eskiden, Çok Eskiden, Petros Makaris
13Zamanın Ötesindeki Deha Tesla, Margaret Cheney
14Tutunamayanlar, Oğuz Atay
06
15Şairin Romanı, Murathan Mungan (Thyke-Zeynep)
07
16Serenad, Zülfü Livaneli
17Ziyan, Hakan Günday
18Ölüm Pornosu, Chuck Palahniuk
19Kürk Mantolu Madonna, Sabahattin Ali
20Görünmez Kentler, Italo Calvino (Thyke- Serhan)
08
21Hayatım & Otobiyografi, Agatha Christie
22Kadın Öykülerinde İstanbul, Hande Öğüt
23FlashForward, Robert Sawyer
24Sil Baştan, Ken Grimwood
25Watt, Samuel Beckett (Thyke-Berat)
26Acılı Kuşak, Mehmet Kemal
09
27Kayboluş, Ken Grimwood
10
28İnci Gibi Dişler, Zadie Smith (Thyke-DYGS)
29Çoluk Çocuk, Patti Smith
11
30Ütopya, Thomas More (Thyke6-Emre)
31Ve Steve Jobs Apple'ı Yarattı, Michael Moritz
12
32Kırk Yedi'liler, Füruzan (Thyke6-DuyguK)
33Her Temas İz Bırakır, Emrah Serbes
34Son Hafriyat, Emrah Serbes
2012
01
1Araf, Sofi Oksanen
02
2Swann'ların Tarafı, Marcel Proust (Thyke6)
03
3Şibumi, Trevanian
4Bir Odadan Bir Odaya, Elif Güney Pütün
5Yeşil Peri Gecesi, Ayfer Tunç (Thyke6)
04
6Kiraz Çiçekleri, Kavabata Yasunari (Thyke11)
7Alamut, Wladimir Bartol (Thyke11)
8Yüzünde Bir Yer, Sema Kaygusuz
9Sultanı Öldürmek, Ahmet Ümit
05
10Karaduygun, Sema Kaygusuz (Thyke6-mehmet)
11Uyumsuz Defne Kaman'ın Maceraları, Buket Uzuner - SU (Thyke11)
06
12Ciğerdelen, Safiye Erol (Thyke6-nigar)
13Boncuk Oyunu, Herman Hesse (Thyke6-Sara)
07
14Açlık Oyunları, Suzanne Collins
15---22/11/63, Stephen King
16İsa Bu Köye Uğramadı, Carlo Levi (T11)
08
17Doğu'nun Kızı, Benazir Bhutto
18Cevdet Bey ve Oğulları, Orhan Pamuk
19Berlin'in Yalnız Kadınları, Orhan Karaveli
09
20 Yedinci Gün, İhsan Oktay Anar (T6,DYGS)
10
21 Bizim Büyük Çaresizliğimiz, Barış Bıçakçı (T6-DuyguK)
22 Çöl Kraliçesi, Gertrude Bell (Ece- devam)
11
23 Çatıdaki Pencere- Jose Saramago (T6-Emre)
12
24 Yabancı, Albert Camus (T6, Emel)
25 Dava, Franz Kafka (T11, Oya)
10 Eylül 2011 Cumartesi
Kürk Mantolu Madonna
“…bana sakın darılmayın…” diyordu. “boş ümitlere kapılmamanız için sizinle apaçık konuşmak daha iyi olacak... ama bana darılmayın… dün yanınıza geldim… beni evime götürmenizi istedim… bugün beraber gezmeyi teklif ettim… akşam yemeğini beraber yiyelim dedim… adeta size musallat oldum… fakat sizi sevmiyorum. deminden beri hep bunu düşündüm… hayır, sizi sevmiyorum… ne yapayım? sizi belki hoş, hatta cazip buluyorum, belki de şimdiye kadar tanıştığım erkeklerin hepsinden ayrı taraflarınız olduğunu görüyorum, ama bu kadar… sizinle konuşmak, birçok şeylerden bahsetmek, münakaşa, kavga etmek… darılmak, tekrar barışmak, bunlar beni muhakkak ki memnun edecek…
fakat sevmek? bunu yapamıyorum… şimdi ne diye durup dururken bunları söylediğimi merak edersiniz… dediğim gibi, başka şeyler bekleyerek ileride bana darılmayınız diye… size ne verebileceğimi şimdiden bildireyim ki, sonra sizinle oynadığımı iddia etmeyesiniz: ne kadar başka olursanız olun, gene erkeksiniz… ve bütün tanıştığım erkekler bunu, yani kendilerini sevmediğimi, sevemediğimi anlayınca, büyük bir teessür, hatta hiddetle beni terk ettiler… güle güle… ama niçin beni kabahatli zannettiler? kendilerine asla vaat etmediğim, sadece kafalarında yaşattıkları bir şeyi vermedim diye mi? bu haksızlık değil mi? sizin de hakkımda aynı şekilde düşünmenizi istemem… bunu da lehinizde bir nokta olarak kaydedebilirsiniz…”
şaşırmıştım. fakat sükûnetimi bozmamaya çalışarak:
“bunlara ne lüzum var? arkadaşlığımızın şekli bana değil, size tabidir. siz nasıl isterseniz öyle olur!” dedim.
şiddetle itiraz etti:
“hayır, hayır, hiç de öyle olmaz. bakın gördünüz mü? siz de bütün diğer erkekler gibi, her şeyi kabul eder görünerek her şeyi kabul ettirmek yolunu tutuyorsunuz. yok dostum! böyle yatıştırıcı laflarla meseleler halledilmiş olmaz…”
"anlıyorum, anlıyorum... tamamen yalnızım... ama berlin'de değil... bütün dünyada yalnızım... küçükten beri..."
"hayatta yalnız kalmanın esas olduğunu hala kabul edemiyor musunuz? bütün yakınlaşmalar, bütün birleşmeler yalancıdır. insanlar ancak muayyen bir hadde kadar birbirlerine sokulabilirler, üst tarafını uydururlar ve günün birinde hatalarını anlayınca, yeislerinden her şeyi bırakıp kaçarlar. halbuki mümkün olanla kanaat etseler, hayallerindekini hakikat zannetmekten vazgeçseler bu böyle olmaz. herkes tabii olanı kabul eder, ortada ne hayal sukutu, ne inkisar kalır..."
kürk mantolu madonna, sabahattin ali
19 Ağustos 2011 Cuma
NE OKUDUM, 2011
01
Kayboluş, George Perec (Thyke-DuyguK)
02
Hrant, Tuba Çandar
03
Drina Köprüsü, Ivo Andriç (Thyke-DuyguS)
Arı Kovanına Çomak Sokan Kız, Stieg Larsson
04
Türkiye'den Kovulmak, HacıBey'in İzmir Günleri, Harry Yeseyan
Puslu Kıtalar Atlası, İhsan Oktay Anar
Fahrenheit 451, Ray Bradbury
Ye Dua Et Sev, Elisabeth Gilbert
05
Labirentindeki General, Gabriel Garcia Marquez (Thyke-Mehmet)
Dağın Ardına Bakmak, Bejan Matur
Bir Deliler Evinin Yalan Yanlış Anlatılan Kısa Tarihi, Ayfer Tunç
Eskiden, Çok Eskiden, Petros Makaris
Zamanın Ötesindeki Deha Tesla, Margaret Cheney
Tutunamayanlar, Oğuz Atay
06
Şairin Romanı, Murathan Mungan (Thyke-Zeynep)
07
Serenad, Zülfü Livaneli
Ziyan, Hakan Günday
Ölüm Pornosu, Chuck Palahniuk
Kürk Mantolu Madonna, Sabahattin Ali
Görünmez Kentler, Italo Calvino (Thyke- Serhan)
08
Hayatım & Otobiyografi, Agatha Christie
Kadın Öykülerinde İstanbul, Hande Öğüt
FlashForward, Robert Sawyer
Sil Baştan, Ken Grimwood
Watt, Samuel Beckett (Thyke-Berat)
Acılı Kuşak, Mehmet Kemal
Dünya Tarihi, Clive Ponting
09
Kayboluş, Ken Grimwood
10
İnci Gibi Dişler, Zadie Smith (Thyke-DYGS)
Çoluk Çocuk, Patti Smith
11
Ütopya, Thomas More (Thyke-Emre)
Ve Steve Jobs Apple'ı Yarattı, Michael Moritz
12
Kırk Yedi'liler, Füruzan (Thyke-DuyguK)
Her Temas İz Bırakır, Emrah Serbes
Son Hafriyat, Emrah Serbes
28 Temmuz 2011 Perşembe
Görünmez Kentler
Yeni kitabımız Italo Calvino görünmez Kentler...
Buyrun bakalım Radikal Kitap'dan Italo Calvino testi... bu sefer skor veremeyeceğim, sadece 1 soru hariç, hiç bir şey bilmiyorum yazar hakkında. ilk defa okuyacağım...
Bu da bir başka güzel test... Yine Radikal Kitap'tan Edebi Şehirler Testi...
Radikal Kitap'ı sevdiğimi söylemiş miydim ?
19 Haziran 2011 Pazar
Şairin Romanı
Şairin Romanı
Murathan Mungan
Metis Yayınları
Yayın Yılı: 2011
592 sayfa
Kitap Kağıdı
13x19,5 cm
Karton Kapak
ISBN:9753428095
Dili: TÜRKÇE
592 sayfa
Kitap Kağıdı
13x19,5 cm
Karton Kapak
ISBN:9753428095
Dili: TÜRKÇE
Mungan söyleşilerinde kitapta bir de oyun yaptığını belirtmiş... Benim gözüm korktu, nasıl bulunur bilmem.... Kopya çeksek ?
"Dilimizde çok kullanılan bir kelimeyi 582 sayfa boyunca hiç kullanmadım
Kitapta bir oyun yaptım, bir bulmaca. Hürriyet okurlarına söylüyorum. Tıpkı George Perec’in bir kitap boyunca eharfini kullanmadığı gibi, dilimizde çok kullandığımız bir sözcüğü bu romanda hiç kullanmadım. 582 sayfaboyunca yalnızca bir tek yerde o sözcük geçiyor. Onu da özellikle bıraktım. Geri kalan her yerden ayıkladım. Sözcük anlamı dışında, yan anlamlarını da çok kullandığımız bir sözcük. "
Kitapta bir oyun yaptım, bir bulmaca. Hürriyet okurlarına söylüyorum. Tıpkı George Perec’in bir kitap boyunca eharfini kullanmadığı gibi, dilimizde çok kullandığımız bir sözcüğü bu romanda hiç kullanmadım. 582 sayfaboyunca yalnızca bir tek yerde o sözcük geçiyor. Onu da özellikle bıraktım. Geri kalan her yerden ayıkladım. Sözcük anlamı dışında, yan anlamlarını da çok kullandığımız bir sözcük. "
Buyurun efendim bu da Radikal Kitap'tan Murathan Mungan testi... benim 2 yanlışım var...
ve son
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)







