türkiye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
türkiye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Haziran 2017 Pazartesi

HAYMATLOZ - Türkiye'ye Sürgün.

"HAYMATLOZ Almanya ile Türkiye arasında bugüne kadar pek bilinmeyen çok farklı bir göç hikayesini anlatıyor: 1933 yılından itibaren Yahudi ve antifaşist üniversite profesörleri Naziler tarafından kürsülerinden uzaklaştırıldılar. Içlerinden binden fazlasi tanımadıkları bir ülke olan Türkiy’ye sürgüne gidip orada Atatürk döneminin üniversite sisteminin kurulmasina katkıda bulundular. Sürgünler arasinda politikaci Ernst Reuter, mimar Bruno Taut ve besteci Paul Hindemith gibi ünlü isimler de bulunuyordu.
Türkiye kökenli yönetmen Eren Önsöz, gençliklerini Türkiye’de geçiren bu profesörlerden beşinin günümüzde yaşayan genç kuşak aile üyesi ve akrabalarıyla görüştü. Tarihsel olaylardan yola çıkan yönetmen, Isviçre’den başlayıp Almanya üzerinden Türkiye’ye uzanan bir geziye de çıkıp geçmiş ve bugün arasında bir köprü kuruyor. "
İzlemek isteyenler  için, yarın tekrarı Kadıköy'de, DOKUMENTARIST 'te :

http://www.documentarist.org/sites/default/files/program_small.pdf

Bir parça göz atmak isteyenler buraya.
https://www.youtube.com/watch?v=5maPyrMxznY

Konuyla ilgili çok sayıda yazı var internette, en ilgi çekici olanlardan birisi de budur. http://listelist.com/curt-kosswig/


Antik Dünyanın 8  Etkileyici Kütüphanesi



Antik Dünyanın 8  Etkileyici Kütüphanesi:

1- Asurbanipal Kütüphanesi @ Ninive, Irak.
2- İskenderiye Kütüphanesi @ İskenderiye, Mısır.
3- Bergama Kütüphanesi @ Bergama, Türkiye.
4- Papyri Villası @ Napoli, İtalya.
5- Trajan Kütüphanesi @ Roma, İtalya.
6- Celsus Kütüphanesi @ Efes, Türkiye.
7- Konstantinopolis Kütüphanesi @ İstanbul, Türkiye.
8- Beyt'ül Hikmet Kütüphanesi @ Bağdat, Irak.

Ne varsa Mezopotamya ve Akdeniz'de var... 3 tane eski - büyük kütüphane de ülkemizde imiş...

Yazının aslını buradan okuyabilirsiniz:
http://www.history.com/news/history-lists/8-impressive-ancient-libraries

27 Haziran 2012 Çarşamba

uçarken fotoğraf çekmek...

bu ben, Java adasından Bali adasına uçarken, nisan 2011.

bu İnci,  Konya'ya uçarken İstanbul üstünde, uzaktaki doruk Uludağ !
Harika bir uçuş yaptık Hatay'dan dönerken, heyhat fotoğraf makinası çook uzaktaydı, kaçırdım o güzel görüntüleri...

12 Haziran 2011 Pazar

2011 dileği




"Bugün 28 Nisan 2011, yarım milyon durgun
Zekâlı Bokingam sarayının balkonuna
Dikmiş gözlerini, iki milyar gabi ekran
Önüne kilitlenmiş, Cambridge dükü düşesi
Dudak ucuyla öpecekmiş. Bir balkon bulsam
Çıkacağım dışarı ben de, gelene geçene
Göstereceğim işeyaramaz emektar dükümü,
Onlarınkini bilemem, ben müstakbel saray
Şairi ya da soytarısı, budur kayıp hayatımın
İçimi acıtan dökümü."

Enis Batur'un bu Cuma günü, 10 haziran, Radikal Kitap'ta yayınlanan şiirinden bir kısım.


Şu anda seçim sonuçları ile ilgili tek aklımdan geçen şey + tek dileğim şudur : milletvekilleri mecliste yemin ederken bir kaos yaşanmasın... Artık bunları geçmiş olalım ne olur...



2 Haziran 2011 Perşembe

renkler herkes içindir

http://www.renklerherkesicindir.com/

"Bu film her izlendiğinde, bir görme engelli bu yazılıma ücretsiz kavuşuyor.
lütfen bu filmi paylaşın, daha fazla insan duysun, daha fazla insan yararlansın."

1 Haziran 2011 Çarşamba

SEÇİM ANKETİ HİSLERİMİ AÇIKLIYORUM...

Habertürk'te seçim anketi sonuçları konuşuldukça bana da ilham geldi... Programa katılanlar yüz yüze görüşme yöntemi ile yaptık anketi vb dedikçe, ben de kendi tahminlerimi paylaşayım istedim.. Benim yöntemim "şahsi hislerime" dayanıyor, yani tamamen DUYGUsal...
AKP %50 üzeri, %52yi görebilir,
CHP %25, %27 olabilir,
MHP bence barajı aşar, sevenleri aşırtırlar yani. Bence %12 olur...
Kalanı da işte, Bağımsızlar, Has Parti ve diğer partiler arasında paylaşılır.
Kabaca 4-2-1-1 işte...
Mecliste 2 parti olmasındansa, 3 parti olmasını tercih ederim şahsen, yani bu sonuçlar bana uyar.

AKP anayasa değişikliği için yeterli milletvekili sayısına - 367 - ulaşır mı ?
Çok ince hesap bilmiyorum, TVde dinlemedim, ama bana öyle geliyor ki AKP net 367 çıkaramaz. Fakat bildiğimiz AKP bir yolunu bulur, bu anayasayı da istediği gibi çıkarır diyorum...

Belki de ben bu yüzden bu azınlık olma, asimile olma, farklı renklerin zenginlik olması konularında biraz hassasım, yukarıdaki tahminlerde de görüldüğü gibi kendim de bir nevi azınlık olduğumdan galiba.

Büyük resimde herkes kendi tercihini yaşar... Vatana millete hayırlı olsun, en kötü günümüz böyle olsun.

İlk 3 parti de bir önceki seçimlere göre oy oranını artırır, ve genel başkanlar mutlu mesut hayatlarına devam ederler.

13 Haziran'da yeni MHP kasedini bekliyorum, ondan sonra Bahçeli eyvallah deyip gidebilir, ama sebebini kasede bağlamaz elbette, uygun bir neden yaratır.

Burada söylemeden edemeyeceğim, tüm adamların evlilik dışı ilişkisi, bu evdeki hatuna göre çıtır olan hemcinslerimin talepleri (4çeker araba gibi), eh vekil / aday / aday adayı beylerin de bir şekilde bu istekleri karşılamışlıkları ve elbette kasetleri var... Bu noktada artık beni böyle sıradan hale gelmiş kasetler değil, ne bileyim daha iddialı kasetler şaşırtır, eşcinsel ilişki, grup aktivitesi ya da ne bileyim S&M gibi... Artık bu hep aynı kasetler sıktı, baydı, merak etmiyorum kim kiminle nerede nasıl... son sözüm de bu.

31 Mayıs 2011 Salı

MANÎFESTOYA KOMUNÎST

Yine Radikal Kitap'tan haber..

"MANÎFESTOYA KOMUNÎST
Karl Marks û Friedrich Engels, werger: Samî Tan, Yordam Kitap, sîyaset, 61 rûpel Yordam Kitap bir ilki gerçekleştirerek, Karl Marx ve Friedrich Engels’in ölümsüz eseri ‘Komünist Manifesto’yu Kürtçeye kazandırdı. 1848’de yazılan sosyalizmin bu temel yapıtı, sosyalist dünya görüşünün kısa, çarpıcı ve özlü bir anlatımını içeriyor. Manifestonun ünlü son sözü olan “Dünyanın bütün işçileri, birleşin!” cümlesi, “Karkerên hemû welatan, bibin yek!” şeklinde Kürtçeye çevrilmiş. Yayınevi çeviriyi, doğru bir tespitle, “Yasaklı ideoloji ile yasaklı dilin kucaklaşması” olarak tanıtıyor. Yordam Kitap’ın, Karl Marx’ın ünlü eseri ‘Kapital’in çizgiromana uyarlanmış halini içeren ‘Kapital Manga’yı da Kürtçeye çevirdiğini belirtelim. "

Bugünleri de gördük...

Bu hafta parça parça da olsa, TRT 1 ve TRT Haber'de Kızılderililer ile ilgili bir belgesele denk geldim hafta sonunda. Oturan Boğa'nın İzinde. Denk gelirseniz kaçırmayın. Sözün özü, bir halk ne zaman kayboluyor, asimile oluyor biliyor musunuz ? Dilini kaybettiğinde...

Bir de aşağıda bağlantısını verdiğim reklama göz atın... Sinan Çetin, 1934 vb bunlara takılmayın ne olur, politika konuşasım yok benim bu akşam... İnsani mesaja odaklanalım lütfen...

reklam filmi