- Ortaçağ'da Veba - Kara Ölüm, Sean Martin ( 1 / 18 )
- Meraklısı İçin Entrikalar Kitabı, Murat Yetkin ( 1 / 18 )
- Göze Göz Dişe Diş Diyen Kız, David Lagercrantz ( 1 / 18 )
- Başlangıç, Dan Brown ( 1 / 18 )
- Sevgili Arsız Ölüm, Latife Tekin ( 2 / 18 )
- Yukarı Mahalle, John Steinbeck ( 2 / 18 )
- Gargantua, Rabelais ( 4/ 18 )
- Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu, Stefan Zweig ( 4 / 18 )
- Bir Kadının Hayatından 24 Saat, Stefan Zweig ( 4 / 18 )
- Hayatın Yapıtaşları, Watson ve Crick, Edward Edelson ( 4 / 18 )
- Kitabın Tarihi, Yeni Yüzyıl Cep Üniversitesi ( 4 / 18 )
- Takvim Zamanın Efendisi midir ?, YKY Cep Kitapları ( 4 / 18 )
- Roma A.Ş., Stanley Bing ( 4 / 18 )
- I, Alex Cross, James Patterson ( 4 / 18 )
- Kırlangıç Çığlığı, Ahmet Ümit ( 5 / 18 )
- Kuşlar Yasına Gider, Hasan Ali Toptaş ( 5 / 18 )
- Siyah Rus, Vladimir Alexandrov ( 5-6 / 18 )
- ( 1 / 18 )
- ( 1 / 18 )
- ( 1 / 18 )
- ( 1 / 18 )
- ( 1 / 18 )
- ( 1 / 18 )
- ( 1 / 18 )
4 Haziran 2018 Pazartesi
2018 'de Neler Okuyorum ?
Kuşlar Yasına Gider, Hasan Ali Toptaş
Kuşlar Yasına Gider
Hasan Ali Toptaş
Everest Yayınları
49. Baskı (Şubat 2018)
248 sayfa
Thyke6 Okuma Grubu'nun Mayıs 2018 kitabı
Bir baba oğul hikayesi. Hayatını kamyon şoförü olarak yollarda ya da minibüs ve benzeri araçlar peşinde geçirmiş bir baba, öyle ki bir bacağını da yine bir trafik kazası sonucunda kaybetmiş. İşe yara bir protez bacak yaptırmak için Denizli 'den Ankara'ya yapılan bir yolculuk ile başlayan kitap babanın ölümü ile son buluyor. Olanları bir yazar olan oğlundan dinliyoruz...
Yollar, yolculuklar, fedakar bir eş ve anne, Ankara - Denizli arasında mekik dokuyan bir oğul, abisinden çok da farklı olmayan bir erkek kardeş, çocukken ölmüş bir erkek kardeş daha, öyle ki babanın çok sonra haberi olmuş, baba oğlunun cenazesine dahi gelememiş, akrabalar, atı ölünce telefonunun çalma sesini at kişnemesi yapan bir dayı, komşular, yazarın var ile yok arası eşi, kızı, baba izin vermediği için kesilemeyen ağaçları yazar ile söyleşiler yapıp kitapta farklı şeyler yazan bir başka gazeteci yazar... ve yol boyunca koşan at, beyaz gömlekli çocuk ve o köy, kalpleri çaylarından daha sıcak insanların yaşadığı Gömü köyü...
İnsan ister istemez babası (hatta annesi ) ile olan ilişkisini düşünüyor okurken. Ben bu kadar fedakar olabilir miydim, bu kadar sessiz olabilir miydim, hesaplaşmadan durabilir miydim ?
Böyle uzun uzun ölmeye yaklaşmak mı yoksa aniden, bir veda edemeden, son bir öpemeden ölüvermek mi ?
Bütün yokluğuna rağmen babaya kızmak mümkün olamıyor, onun dik duruşuna, (hayatı herkes için daha da zorlaştırsa dahi, belki aşırı gururundan) yardım istemeyişine, hatta ters ve dediği dedik bir adam oluşuna rağmen, aslında adil ve merhametli oluşu. Sessizliği ve zaman zaman döküverdiği göz yaşları. Bütün yokluğuna rağmen, o eşin ve 2 oğlunun ona hiç sitem etmeden sınırsızca bakması...
Beni bir miktar geren o koşan at : Ecel Atı... Kim ölecek, yoksa yazar yolda trafik kazası geçirecek de babasından önce ölüverecek mi diye biraz gerildim okurken.
Hasan Ali Toptaş incelikli bir yazar. Öyle güzel sözler söyleyeyim de herkes bunu beğensin, orada burada paylaşsın diye değil, kendiliğinden incelikli, gösterişsiz ama tam yüreğinize saplanan sözler söyleyebilen, bunu da doğasından gelen şekilde yapan bir yazar. Ne yazsa okunur...
Kitapta dikkat çeken türküler var, tek tek hepsini dinlemek istiyor insan okurken... Bunu hazırlayıp Youtube 'a koymuş birisi : ( Teşekkürler Yasin Tekin )
Bu da bir gerçeklik, Yazarın bu türküleri zaten normal hayatında dinlediğini düşündüm ben. Hiç kitaba konu olsun diye koyduğunu düşünmedim. Bir de bu kitap otobiyografik kısımlar içeriyor denmiş. Bence her yazarın eserlerinde az ya da çok kendi yaşamından yaşanmışlıklar ya da esintiler vardır. Hangisi kendi hayatından hangisi değil diye bir ayrım araştırmasına girmeyi anlamsız buluyorum... Hasan Ali Toptaş da bunu kabul etmemiş galiba, hatta o söyleşi yapan gazeteciyi de bunu söylemek ve eleştirmek için var bence kitapta... Hatta yazarın gerçekleri çarptırdığını dahi söyleyenler olmuş galiba. Buna da katılmıyorum. Ben otobiyografi yazdım diye çıkmadıysa yazar, bir roman yazdı ise, istediği gibi kurgulamakta, gerçek hayattan bazı olayları romanına katmakta ve hatta olayları değiştirmekte, olduğundan farklı göstermekte de özgürdür, kim karışabilir? %100 olduğu gibi ve gerçek anlatacağım diye bir iddiası yoksa yazarın, yazdıklarını doğru - yanlış - gerçek - değil şekilde yargılamak kimsenin hakkı olmamalı...
Aklımda kalacak cümleler :
"Zaten o yıllarda burnumuzun ucunda gezinen bir mazot kokusuydu babam, kulağımızda çınlayan uzak bir motor sesiydi ve az evvel dediğim gibi, gitti mi gelmek bilmezdi bir türlü." s32
“O insanların yüzleri var ya yüzleri, dağıttıkları çaydan daha sıcaktı’’ s82
"Sandalyeyi tuttuğum için o sırada ben onun arkasında dikiliyor ve bu nedenle yüzünü göremiyordum ama yeşil yeşil dökülen gözyaşlarını görüyordum. Her damla benim içime düşüyordu çünkü. Üstelik her damlada, hiç kımıldamadığım halde, tepeme balyoz indirilmiş gibi darmadağın oluyordum.”
"Babam ağzını sımsıkı kapatıp tekerlekli sandalyenin üstünden dikkatle baktı ona. Yanağı çukurlaştı yine ve neye benzediği kestirilemeyen küçük bir gölge bu çukurun içinde hafifçe titredi" s144
“Bakarken yanağı çukurlaştı yine, neye benzediği kestirilemeyen küçük bir gölge kanat çırparcasına, birkaç kere titredi çukurun içinde” s180
"Babalar alnımıza yazılmış yalnızlıklardır" s194
"Ona, kendini anlatmak için hayat bazen beklediğimizden hızlı davranıyor diyecektim ama vazgeçtim, o sırada bu cümle, fazlasıyla anlam yüklediğimiz boş sözlerden biriymiş gibi geldi bana."
"Bazı canlıları yara öldürmüyor, muhatapsız kalmak öldürüyor."
"İçimden kalkıp babama sarılmak geçti aslında ama yapamadım bunu, baktım sadece. O da bana baktı gözlerini hiç kırpmadan. O an, birbirimizle bakışlarımızla sarıldık sanki."
"Demek seni gözünün içine baka baka aldattı ha, dedi bana dönerek yeniden; bir şey söyleyeyim mi, sana da zaten aldatılmak yakışırdı oğlum."
"Çünkü diye devam etti babam; hırs atına binenler, çoğu kez ne vakit düştüklerini anlayamazlar. O şahıs Allah vere de çoluk çocuğunun üstüne düşmese."
"Ee, dedi Zübeyir, babama doğru dönerek; büyük ihtiyaçların küçüldüğü, küçük ihtiyaçların büyüdüğü döneme yaşlılık diyorlar Aziz Amca, ne yaparsın, başa gelen çekiliyor."
"Bir vakit, ikimizde sustuk. Neden sustuğumuzu bilmiyorum ama o an telefondaki sessizlik ikimizden doğmuyormuş gibi geldi bana. Sessizlik kılığına bürünmüş başka bir şey vardı sanki, aramızda, öylece duruyordu."
"Birisi önümde durup, hüküm Allah'ın, başın sağ olsun, dediğinde babam yeniden ölüyordu çünkü. Sonra bir başkası geliyor yeniden, bir başkası geliyor yeniden, yeniden, yeniden ölüyordu."
Kitabın adı neden "Kuşlar Yasına Gider" ve bu ne demek diye düşünürseniz :
İçinde kuşlar yasına gider geçen bir türkü varmış : "Bu Dağlar Kömürdendir". Hasan Ali Toptaş, romanın girişinde bir türküden iki dizeyi yazmış “Bu yol Pasin’e gider / Döner tersine gider” ve eklemiş Ardahan türküsü, diye... Zaten ilk sayfada inceden bir referans var :
Bu yol Pasin'e gider
Döner tersine gider
Ardahan Türküsü
Daha önce de bir Hasan Ali Toptaş yazısı yazmışım, Gölgesizler kitabı için. Buradan okuyabilirsiniz: Gölgesizler, Hasan Ali Toptaş
18 Kasım 2013 Pazartesi
THYKE Okuma Grupları
http://thyke.com/
Ben iki farklı alt grup ile, her ay iki kitap okumaya çalışıyorum.
Kitaplar iyidir...
3 Ocak 2013 Perşembe
ne okudum 2013
1
01 Bizim Köy, Mahmut Makal (T6, Kerem)
02 Grinin Elli Tonu, E L James
03 Sarı Sıcak Küba, Cüneyt Göksu
04 Karanlığın Elli Tonu, E L James
2
05 Spinoza Problemi, Irvin d. Yalom ( T11, Bilge)
06 Yabanci, Albert Camus (T6, )
3
07 Tibetin Genclik Pinari, peter C (T11, Ender M.)
4
08 Zeno'nun Bilinci, İltalo Svevo, (T6,)
09 Kuslar da Gitti, Yasar Kemal, (T11, Ender Nail)
5
10 G., John Berger, (T6, Duygu K.)
6
11 Bos Koltuk, j.k. Rowling (t6, zeynep)
12 Salamina Askerleri (T11, deniz)
7
13 Gece Kelebegi (T6, DYGS)
8
14 Cehennem, Dan Brown
15 Sahilde Kafka, Haruki Murakami
16 Mehdix, Turgay Guler
17 Sodom ve Gomore, Yakup Kadri Karaosmanoglu, (T6, Emel)
18 Fil, Elio Vittorini, T11
19 Yasemin Kokusu, Gilbert Sinoue
9
20 Kadınlar, Charles Bukowski, (T6, Mehmet)
21 Çocukluğun Soğuk Geceleri, Tezer Özlü ( T11, Gamze )
10
22Utanç Duyuyorum, Fethiye Çetin
23 Gölgesizler, Hasan Ali Toptaş (T11, Dygs)
11
24 Babam Abdülhamid, Şadiye Osmanoğlu
12
25 Kreutzer sonat, tolstoy (t6, Emre)
26 Beyoğlu'nun en güzel abisi, Ahmet ümit
27 daha, hakan Günday, (t6, Neslihan)
Bu sene az kitap okuyabildim :( ne fena.
21 Ağustos 2012 Salı
ne okudum 2011 2012
2011
01
1Kayboluş, George Perec (Thyke-DuyguK)
02
2Hrant, Tuba Çandar
03
3Drina Köprüsü, Ivo Andriç (Thyke-DuyguS)
4Arı Kovanına Çomak Sokan Kız, Stieg Larsson
04
5Türkiye'den Kovulmak, HacıBey'in İzmir Günleri, Harry Yeseyan
6Puslu Kıtalar Atlası, İhsan Oktay Anar
7Fahrenheit 451, Ray Bradbury
8Ye Dua Et Sev, Elisabeth Gilbert
05
9Labirentindeki General, Gabriel Garcia Marquez (Thyke-Mehmet)
10Dağın Ardına Bakmak, Bejan Matur
11Bir Deliler Evinin Yalan Yanlış Anlatılan Kısa Tarihi, Ayfer Tunç
12Eskiden, Çok Eskiden, Petros Makaris
13Zamanın Ötesindeki Deha Tesla, Margaret Cheney
14Tutunamayanlar, Oğuz Atay
06
15Şairin Romanı, Murathan Mungan (Thyke-Zeynep)
07
16Serenad, Zülfü Livaneli
17Ziyan, Hakan Günday
18Ölüm Pornosu, Chuck Palahniuk
19Kürk Mantolu Madonna, Sabahattin Ali
20Görünmez Kentler, Italo Calvino (Thyke- Serhan)
08
21Hayatım & Otobiyografi, Agatha Christie
22Kadın Öykülerinde İstanbul, Hande Öğüt
23FlashForward, Robert Sawyer
24Sil Baştan, Ken Grimwood
25Watt, Samuel Beckett (Thyke-Berat)
26Acılı Kuşak, Mehmet Kemal
09
27Kayboluş, Ken Grimwood
10
28İnci Gibi Dişler, Zadie Smith (Thyke-DYGS)
29Çoluk Çocuk, Patti Smith
11
30Ütopya, Thomas More (Thyke6-Emre)
31Ve Steve Jobs Apple'ı Yarattı, Michael Moritz
12
32Kırk Yedi'liler, Füruzan (Thyke6-DuyguK)
33Her Temas İz Bırakır, Emrah Serbes
34Son Hafriyat, Emrah Serbes
2012
01
1Araf, Sofi Oksanen
02
2Swann'ların Tarafı, Marcel Proust (Thyke6)
03
3Şibumi, Trevanian
4Bir Odadan Bir Odaya, Elif Güney Pütün
5Yeşil Peri Gecesi, Ayfer Tunç (Thyke6)
04
6Kiraz Çiçekleri, Kavabata Yasunari (Thyke11)
7Alamut, Wladimir Bartol (Thyke11)
8Yüzünde Bir Yer, Sema Kaygusuz
9Sultanı Öldürmek, Ahmet Ümit
05
10Karaduygun, Sema Kaygusuz (Thyke6-mehmet)
11Uyumsuz Defne Kaman'ın Maceraları, Buket Uzuner - SU (Thyke11)
06
12Ciğerdelen, Safiye Erol (Thyke6-nigar)
13Boncuk Oyunu, Herman Hesse (Thyke6-Sara)
07
14Açlık Oyunları, Suzanne Collins
15---22/11/63, Stephen King
16İsa Bu Köye Uğramadı, Carlo Levi (T11)
08
17Doğu'nun Kızı, Benazir Bhutto
18Cevdet Bey ve Oğulları, Orhan Pamuk
19Berlin'in Yalnız Kadınları, Orhan Karaveli
09
20 Yedinci Gün, İhsan Oktay Anar (T6,DYGS)
10
21 Bizim Büyük Çaresizliğimiz, Barış Bıçakçı (T6-DuyguK)
22 Çöl Kraliçesi, Gertrude Bell (Ece- devam)
11
23 Çatıdaki Pencere- Jose Saramago (T6-Emre)
12
24 Yabancı, Albert Camus (T6, Emel)
25 Dava, Franz Kafka (T11, Oya)
19 Ağustos 2011 Cuma
NE OKUDUM, 2011
28 Temmuz 2011 Perşembe
Görünmez Kentler
19 Haziran 2011 Pazar
Şairin Romanı
592 sayfa
Kitap Kağıdı
13x19,5 cm
Karton Kapak
ISBN:9753428095
Dili: TÜRKÇE
Kitapta bir oyun yaptım, bir bulmaca. Hürriyet okurlarına söylüyorum. Tıpkı George Perec’in bir kitap boyunca eharfini kullanmadığı gibi, dilimizde çok kullandığımız bir sözcüğü bu romanda hiç kullanmadım. 582 sayfaboyunca yalnızca bir tek yerde o sözcük geçiyor. Onu da özellikle bıraktım. Geri kalan her yerden ayıkladım. Sözcük anlamı dışında, yan anlamlarını da çok kullandığımız bir sözcük. "
Emile ya da Eğitim Üzerine
Yayın Yılı: 2009
3. Hm. Kağıt
758 sayfa
12,5x20,5 cm
Karton Kapak
ISBN:9944885997
Dili: TÜRKÇE
2 Haziran 2011 Perşembe
Peru 3, Gezi Programı
Bu turu Koptur- Dünyanın Renkleri isimli firma ile yaptık. Tur programımız aşağıdaki gibiydi.
Peru & Bolivya
12 Kasım - 23 Kasım 2010
| Peru ve Bolivya’ya yapacağınız bu yolculuk, Conquistador’ların fethettikleri Yeni Dünya’nın gizeminin bir kısmını size açacak : “Kralların Şehri” Lima; Dünya’nın en büyük gökbilimsel takvimi sanılan Nazca çizgileri; arkeolojik hazineleri ile Kolomb öncesi zengin medeniyetler; İnka İmparatorluğu’nun kuruluş efsanelerine yol açan dünyanın en yüksek gölü Lago Titicaca; İnka’ların birleştirdikleri Kızılderili toplulukları; İnka’ların kozmik vizyonuna göre Dünya’nın göbeği Cuzco; büyüleyici manzaraları ile kayıp şehir Machu Picchu; La Paz ve Dünya’nın en yüksek yaylaları Altiplano; Conquistador’ların muhteşem kolonyal mimarisi... Kısacası, farklı ve güzel manzaraların ortasından, zengin medeniyetler mirasına uzanan bir seyahat. Tur Rehberi: Mehmet Yarangümeli Bu tura katılımcı sayısı 18 kişi ile sınırlıdır. |
TUR PROGRAMI |
| 12 Kasım Cuma İstanbul – Madrid - Lima |
İberia Hava Yolları ile saat 17:30’da hareketle saat 20:45’te Madrid’e varış. |
| |
| 13 Kasım Cumartesi İstanbul – Madrid - Lima |
| İberia Hava Yolları ile saat 00:15’te hareketle saat 05:30’da Peru’nun başkenti Lima’ya varış. Gelişte karşılama ve rezidansyel Miraflores semtindeki otelimize transfer. Dinlenme için öğle kadar serbest zaman. Öğle yemeğinin ardından, şehir turu için hareket. Peru’nun çölsel kıyısının ortasında yer alan Lima, İnka imparatorluğuna son veren İspanyol fatih Francisco Pizarro tarafından 1535 senesinde kurulmuş. “La Ciudad de los Reyes” (Kralların Şehri) ünvanına kavuşan Lima, 300 sene boyunca Güney Amerika’nın en önemli şehir olarak kalır. Günümüzde Lima’nın tarihsel ve modern zenginliği uyumlu bir sentez sunmakta. Dünya Mirası listesine alınan Lima’nın kolonyal tarihî merkezinden başlayan gezi esnasında Plaza de Armas’daki Calbido Belediye Binası, Hükümet Sarayı ve ön cephesindeki görkemli ahşap oyma balkonları ile Başpiskoposluk Sarayı ile hemen yanında bulunan ve Fransisco Pizarro’nun mezarını barındıran Katedrali, meydana yakın San Francisco Kilisesi, kilisenin altındaki kemik kümeleriyle dolu yeraltı mezarları ve Sevilla çinileri ile süslü manastırı görülecek yerler arasında. Daha sonra parklar, mağazalar, rezidanslar, bankalar ve iş merkezlerinin bulunduğu Okyanusa yakın modern San Isidro ve Miraflores semtlerinin gezilmesi. |
| |
| |
| 14 Kasım Pazar Lima – Ica |
| Sabah, çölde ilerleyerek şaşırtıcı manzaraların içinden geçen Güney Panamerican yoluyla Lima’nın güneyindeki Ica kasabasına hareket. Ica’ya varışı takiben, çölün ortasındaki Dünya Mirası listesine alınmış ve hala esrarını koruyan Nazca çizgilerini küçük uçaklarla keşfetme. Boyları 15 ila 300 metreye arasındaki Nazca çizgilerinin sayısız geometrik motiflerini ve insan, kuş, maymun, örümcek, kertenkele şeklindeki figürlerini en iyi havadan görmek mümkün. Öğle yemeğinden sonra, Ica şehir turu esnasında Paracas ve Nazca Kültürlerini tanıtan ve ilginç mumyaları ile Peru’nun en enteresan müzelerinden biri olan Museo Regional müzesini ziyaret. Kum tepelerinin arasında bir vahada yer alan otelimize yerleşme. Akşam yemeği ve geceleme otelde. |
| |
| |
| 15 Kasım Pazartesi Ica – Paracas - Lima |
| Sabah, Ballestas Adaları’nı gezmek üzere Paracas Doğal Rezervine hareket. Bu adalarda binlerce göçmen kuş, deniz aslanı ve Humboldt pengueni yaşamakta. Tekneyle yapılacak bu gezide hayvanları çok yakından görmek mümkün. Adalara giderken tekneden kayalara oyulmuş ve Nazca çizgelerini çizen aynı insanlar tarafından çizilen El Candelabro isimli dev bir şamdan veya Kaktüs desenini görmek mümkün. Daha sonra, çöl yolundan Lima’ya dönüş ve Miraflores’teki otelimize yerleşme. Akşam yemeği Pasifik Okyanusu’nun büyüleyici manzaralarına hakim bir lokantada. |
| |
| 16 Kasım Salı Lima - Cusco - Pisac -– Kutsal Vadi |
| Sabah, hava limanına transfer ve And Dağlarında, 3400 metre yükseklikte bulunan Cusco’ya hareket. Varışı takiben otobüsle Urubamba Vadisindeki son derece renkli ve zengin pazarı ile tanınan Pisac kasabasına hareket. Geleneksel giysili yerli halk tarafından kurulan pazarda, rengarenk ve geleneksel elbiseler ve şapkalar, ponço ve kazak gibi lama yününden yapılmış giysiler, el işleri, müzik enstrümanları gibi çeşitli yerel sanat ürünleri satılmakta. Daha sonra, Kutsal Vadinin girişini korumak amacıyla İnkalar tarafından inşa edilen etkileyici Ollantaytambo Kalesini ziyaret için yola devam. 1538 de burada, kral Manco Inca İspanyolları yenmişti. Kutsal Vadide öğle yemeğinin ardından, bir dağın yamaçlarındaki Salinas Maras adlı tuz madenine hareket. Bir kaç havzadan oluşan ve İnkaların bölgeye gelmeden önce işletilen tuz madeninin beyaz rengi çevredeki dağın yeşilliğiyle büyük bir kontrast oluşmakta. Akşam üstü Kutsal Vadideki otelimize yerleşme. Akşam yemeği ve geceleme otelde. |
| |
| |
| 17 Kasım Çarşamba Kutsal Vadi – Machu Picchu – Cusco |
| Sabah erken, Cusco tren istasyonuna transfer ve panoramik pencereli vistadome treni ile 120 km uzaklıktaki Agua Calientes’e hareket. Varışta, Güney Amerika’nın en ünlü ve en etkileyici ören yeri olarak tanınan ve Dünya Mirası listesine alınan Machu Picchu’ya otobüsle çıkış. Amerika'ya gelen conquistador dediğimiz İspanyol istilacıların yüzyıllarca bulamadığı, efsanelere konu olan kayıp şehir Machu Picchu, 1911’de Amerikalı arkeolog, kaşif ve politikacı Hiram Bingham tarafından keşfedildi. Nefes kesici manzaralar sunan büyüleyici Machu Picchu, XV.ci yüzyılın ortasında İnka Pachacutec tarafından bir dağın tepesinde kurulup, son İnka’ların sığınağı olmuş. Machu Picchu ziyaretinden sonra, öğle yemeği için otobüsle Aguas Calientes’e dönüş ve daha sonra trenle Kutsal Vadi’ye hareket. Otobüsle Cusco’ya doğru yola devam ve tarihî şehirdeki otelimize yerleşme. Akşam yemeği ve geceleme otelde. |
| |
| 18 Kasım Perşembe Cusco |
| Gün boyunca, yerli Quecha dilinde “dünya’nın göbeği” anlamına gelen Dünya Mirası listesine alınan Cusco ve çevresi gezisi. Peru´daki İnka Hanedanlığı´nın efsanevi kralı Manco Capac tarafından kurulan ve Büyük İnka İmparatorluğu’nun başkenti olan Cusco, İspanyol’ların buraya yerleşmesinden sonra İnka saraylarının temellerinin üstüne kurulan şaşırtıcı bir sömürge şehiri oldu. Gezi esnasında, bir zamanlar altın ve gümüş ile kaplı Koricancha Güneş Tapınağı, Plaza de Armas Meydanı ve muhteşem bir tahta işçiliği ve tablolar barındıran barok katedrali ve tarihî sokakların keşfi... Öğle yemeğinden sonra otobüsle şehrin çevresindeki kalıntıları ziyareti için hareket: mağarası ve yarım yuvarlak amfitiyatro şeklindeki mabedi ile İnka dinî merkezi Kenko; teras ve merdivenleri ile askerî bir yapı olan Puca Pucara; Tambomachay İnka Kaplıcaları; Cuzco şehrine bakan, bir puma kafası şeklindeki dev taşları ile nefis bir mimarisi olan Sacsayhuaman Kalesi. Akşam üstü Cusco’ya dönüş. Akşam yemeği folklorik gösterileri eşliğinde yerel bir restoranda. Geceleme otelde. |
| |
| |
| 19 Kasım Cuma Cusco - Puno – Uros Adası |
| Sabah otobüsle hareket ve Cuzco-Puno arasındaki Altiplano yüksek yaylasında yolculuk. Bu yolculuk esnasında aynı familyaya ait lama, vicuna ve alpaca sürülerinin koşuştuğu vahşi bir doğanın unutulmaz manzaralarını seyredip, çömlekçilik ve dokumacılık yapılan bir köyde mola vererek farklı bir yaşam tarzını gözlemleyebileceksiniz. Cuzco’nun 150 kilometre güney doğusunda, 4312 metre ile bu yolun en yüksek noktası olan La Raya üzerinden geçerek seyahatinde en yüksek rakımına ulaşmış olacaksınız. Öğleden sonra 3800 metre yükseklikteki Titicaca gölünün kıyısında bulunan Puno’ya varış, göl manzarasına hâkim otelimize yerleşme. Göl, efsaneye göre İnka İmparatorluğunun kurucuları Mama Ocllo ve Manco Capac’ın geldikleri yerdir. Dünyanın en yüksek gölü olarak bilinen Titicaca’da ki tekne gezisinde, Uros Kızılderili’lerin yaşadıkları “tottora” adlı sazdan yapılan yüzen adaları ve yine yerlilerin sazdan olan küçük evlerini, tekneleri ile nasıl balıkçılık yaparak ve avlanarak yaşamlarını sürdürdüklerini görme imkanı. Akşam üstü Puno’ya dönüş. Öğle yemeği, akşam yemeği ve geceleme otelde. |
| |
| 20 Kasım Cumartesi Puno - Copacabana – Ay Adası & Güneş Adası – Huatajata – La paz |
| Sabah, gümrük işlemleri için önce Peru sınırında bulunan Kasani’ye hareket edip sonra Bolivya ve Peru’nun paylaştıkları Titicaca Gölünün Bolivya tarafındaki Copacabana’ya doğru yola devam. Copacabana şehri Bolivya’nın en önemli katolik hac yeridir. Copacaba’nın tanınmış kolonyal kilisesi "la Candelaria" yı ziyaret. Bu kilise, Bolivya’nın koruyucusu ve mucize yarattığına inanılan Morena Meryem Anası’na ithaf edilmiş. Copacabana gezisinin ardından, Titicaca Gölünde ki yerlilerin en önemli dinî merkezi olan Güneş Adasına hızlı tekne ile geçiş ve bu güzel adada öğle yemeği. Efsaneye göre Manco Capac’ın Güneş Tanrısı İnti tarafından büyütüldüğü yer olduğu için yerel mitolojide büyük önem taşıyan Güneş adası gezisi esnasında eski İnka sarayı Pilkokaina, 200 basamaklı İnka merdiveni, Yumani bahçeleri, sonsuz gençlik getiren Kutsal Pınarı görebilirsiniz. Daha sonra, Ay Adasına hareket. Burada kutsal bakirelerin yaşadıkları ve İnka kralı ve ailesi için elbise dokudukları Aqlla Wasi manastırının harabelerini ziyaret. Daha sonra, tekne ile Huatajata’ya varış ve Altiplano müzesini ziyaret. Otobüsle La Paz’a doğru yola devam ve akşam üstü Bolivya’nın hükümet merkezine varış. Huayna Potosi (6094 m) ve Nevado Illimani (6460 m) dağlarının arasındaki Chuquiago Marka vadisinde kurulmuş şehir merkezindeki oteleimize yerleşme. Akşam yemeği folklorik gösterileri eşliğinde yerel bir restoranda. Geceleme otelde. |
| |
| |
| 21 Kasım Pazar La Paz - Tiwanaku – La Paz |
| Sabah, La Paz’ dan 70 kilometre mesafedeki Dünya Mirası listesine alınmış ve Bolivya’nın en mistik ören yeri olan Tiwanaku gezisi için hareket. Milat’tan sonra 500-900 yılları arası altın çağını yaşayan ve diğer Amerikan kültürlerinden çok farklı olan Tiwanaku en eski Amerikan medeniyetlerinden biridir. Yerel arkeolojik müze gezisinden sonra, Tiwanaku harabelerinin keşfi: yedi basamaklı bir terastan oluşan piramit şeklindeki Akapana; güneş kapısı anlamına gelen meşhur "Puerta del Sol" ve rahip heykellerinin bulunduğu Kalasasaya Tapınağı; normal seviyeden 2 metre daha derin olan dikdörtken batık avlulu yarı yeraltı tapınağı. Öğle yemeği için La Paz’a dönüş. Dağların yamaçlarında, merkezden 1000 metre yüksekliğe kadar yapılan binalarla atipik bir topografiye sahip şehir, son derece şaşırtıcı bir görüntü sergilemekte. Kentin 15 kilometre uzağındaki Valle de la Luna‘ya (Ay Vadisi) hareket ve erozyon’un yonttuğu garip jeolojik kireç oluşumları arasında gezinti. Daha sonra, dünya’nın en yüksek başkenti La Paz turu: Hükümet Sarayı, Ulusal Kongre Binası ve Katedral’in bulunduğu Plaza Murillo Meydanından başlayarak Gustave Eiffel’in tasarladığı Çağdaş Sanatlar Müzesi gezisi. Ardından, ön cephesi yerli motiflerle dekore edilmiş barok San Francisco Kilisesinden Kızılderili büyücülerin geleneksel tıp ve ritüelleri için satın aldıkları kurutulmuş hayvan, çeşitli otlar ve muska gibi değişik malzemelerin satıldığı Cadılar Pazarı ve el sanatları dükkanlarının bulunduğu Sagarnaga sokağına kadar yürüyüş. |
| |
| 22 Kasım Pazartesi La Paz – Lima – Madrid |
| Sabah erken, hava limanına transfer ve Lima’ya uçuş. Lima’ya varışı takiben, şehir merkezine transfer ve Kolomb öncesindeki farklı medeniyetlerine ait altın ve seramik gibi muhteşem koleksiyonlarını barındıran Rafael Larco Herrera Arkeoloji ve Antropoloji Müzesini ziyaret. Öğle yemeğinin ardından son alış verişleriniz için serbest zaman. Akşam üstü hava limanına transfer ve İberia Hava Yolları ile saat 19:55’te Madrid’e hareket. |
| |
| 23 Kasım Salı Madrid - İstanbul |
| Saat 14:25’te Madrid’e ve saat 17:55’te Madrid’den hareketle saat 22:45’te İstanbul’a varış. |
30 Mayıs 2011 Pazartesi
NE İZLEDİM
2011
01
Cirkus Columbia, Danis Tanovic, 2010
Girl with the Dragon Tattoo, Niels Arden Oplev, 2009
02
Biutiful, Alejandro Gonzales Inarritu, 2010
03
Almost Famous, Camreon Crowe, 2000 (Emre)
04
Due Date, Todd Phillips, 2010
Life As We Know It, Greg Berlanti, 2010
Black Swan, Darren Aronofsky, 2010
A Perfect World, Clint Eastwood, 1993 (Mehmet)
Food, Inc. Robert Kenner, 2008
05
The Tourist, Florian Henckel von Donnersmarck, 2010
King's Speech, Tom Hooper, 2010
11'09''01 - September 11, 11 Directors, 2002

